
Emlakjet, Ocak 2026 gayrimenkul raporunu yayınladı. TÜİK konut satış istatistikleriyle birlikte ele alınan rapor, yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, gayrimenkulün diğer yatırım araçları karşısındaki konumunu, altın fiyatlarındaki hareketliliğin yatırım tercihlerine yansımalarını ve satın alma ihtimalini şekillendiren temel dinamikleri kapsamlı biçimde ortaya koyuyor.
Türkiye genelinde ilk el konut satışları, Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %2,1 düşüş göstererek 34 bin 69 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde ikinci el konut satışları ise geçen yılın Ocak ayına göre %5,9 azalarak 77 bin 411 oldu. Toplam konut satışları içerisinde ilk el konutların payı %30,6, ikinci el konutların payı ise %69,4 olarak kaydedildi.
Yabancılara yapılan konut satışları, Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre %20,8 azalarak bin 306 olarak kaydedildi. Aynı ayda, yabancılara yapılan konut satışlarının toplam konut satışları içindeki payı %1,2 seviyesinde gerçekleşti.
Ocak ayında uyruklara göre konut satışlarında ilk sırada 219 adet ile Rusya Federasyonu yer alırken, bunu 118 adet ile İran ve 77 adet ile Ukrayna vatandaşlarına yapılan satışlar izledi.
Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ve 43 binden fazla kullanıcının katılımıyla tamamlanan anket çalışması, bireysel yatırımcıların kısa vadeli yatırım planlarını, yatırım araçlarına yönelik tercihlerini ve gayrimenkul yatırımına bakışlarını detaylarıyla ortaya koyuyor.
Anket sonuçları, katılımcıların önemli bir bölümünün aktif ya da potansiyel yatırım planları yaptığını, ancak karar sürecinde temkinli ve fırsat odaklı bir yaklaşım benimsendiğini gösteriyor.
Anket kapsamında katılımcılara yöneltilen “Önümüzdeki 3 ay içinde yatırım planınız var mı?” sorusuna verilen yanıtlar, yatırımcıların bir kısmının aktif adımlar atmaya hazır olduğunu, önemli bir kesimin ise süreci izleyerek kararını zamana yaydığını ortaya koyuyor.
Katılımcıların %17’si “Evet, aktif yatırım yapacağım” yanıtını verirken, %22’si “Araştırma aşamasındayım” seçeneğini tercih ediyor. Kararsız olduğunu belirtenlerin oranı %23 olurken, “Şimdilik yatırım düşünmüyorum” diyenlerin oranı %38 seviyesinde bulunuyor. Bu dağılım, yatırım gündeminin canlı olduğunu ancak kısa vadede temkinli bir bekleyişin de güçlü biçimde sürdüğünü gösteriyor.
Katılımcılara sorulan “Önümüzdeki dönemde yatırım ağırlığınızı nereye vermeyi düşünüyorsunuz?” sorusu, gayrimenkulün yatırımcılar nezdinde hâlâ en güçlü yatırım aracı olarak konumlandığını ortaya koyuyor.
Katılımcıların %61’i yatırımda önceliğini gayrimenkule vermeyi planladığını belirtirken, %18’i altın, %8’i döviz ve %6’sı mevduat/fon seçeneklerini tercih ediyor. Dengeli portföy oluşturmayı planlayanların oranı ise %7 seviyesinde kalıyor. Bu dağılım ise belirsizliklerin arttığı piyasa koşullarında yatırımcıların değerini uzun vadede koruyabilen, reel karşılığı olan ve görece daha öngörülebilir getiriler sunan varlıklara yönelme eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor.
Ankette yer alan “Altın fiyatlarındaki yükseliş, gayrimenkule bakışınızı etkiledi mi?” sorusu, yatırımcı davranışlarında dikkat çekici bir kırılmaya işaret ediyor.
Katılımcıların %49’u altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgisini artırdığını belirtirken, %25’i yatırım tercihlerinin değişmediğini ifade ediyor. Altında kalmayı tercih edenlerin oranı %8 olurken, %18’lik bir kesim süreci kararsız biçimde takip ettiğini söylüyor.
Bu tablo, altın fiyatlarındaki hızlı yükselişin yatırımcıları yalnızca altın tarafında kalmak yerine portföylerini yeniden gözden geçirmeye yönelttiğini gösteriyor. Artan fiyat dalgalanmaları, gayrimenkulü daha istikrarlı, somut ve uzun vadeli bir yatırım alternatifi olarak öne çıkarırken; riskin dağıtılması ihtiyacı, bu varlık sınıfının güvenli bir denge unsuru olarak konumlanmasını güçlendiriyor.
Katılımcılara yöneltilen “Sizi gayrimenkul yatırımına en çok ne yönlendirir?” sorusunun yanıtları, yatırım kararlarında fırsat algısının temel belirleyici unsur olduğunu gösteriyor.
Katılımcıların %47’si fiyat avantajı ve pazarlık fırsatlarını ilk sıraya koyarken, %16’sı doğru lokasyon ve doğru proje kriterini önceliklendiriyor. Uygun kredi koşulları %14, yüksek kira getirisi %13 oranında tercih edilirken, güvenilir platform ve şeffaf süreç vurgusu %10 seviyesinde kalıyor.
Bu tablo, yatırımcıların fırsat oluştuğunda hızlı hareket etmeye odaklandığını ve fiyat avantajını karar sürecinin merkezine aldığını gösteriyor. Lokasyon, kredi koşulları ve kira getirisi gibi unsurların yakın oranlarda dağılması ise yatırım kararlarının tek bir kritere değil, çok boyutlu bir değerlendirmeye dayandığını ortaya koyuyor.
Emlakjet tarafından gerçekleştirilen ankette yer alan “Önümüzdeki 6 ay içinde gayrimenkul satın alma ihtimaliniz nedir?” sorusuna verilen yanıtlar ise talep tarafında güçlü bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor. Katılımcıların %53’ü satın alma ihtimalini “yüksek” olarak değerlendirirken, %23’ü “orta” seviyede görüyor. Satın alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtenlerin oranı %11 olurken, %13’lük bir kesim yalnızca araştırma aşamasında olduğunu ifade ediyor. Buradan yola çıkarak kısa vadede gayrimenkul piyasasında hareketliliğin süreceğini söylemek mümkün. Aynı zamanda araştırma ve orta ihtimal grubunda yer alan kullanıcı oranı, talebin zamana yayılarak canlı kalacağına işaret ediyor.
Genel değerlendirmeye bakıldığında, anket sonuçları yatırımcıların önemli bir bölümünün gündeminde gayrimenkulün güçlü bir şekilde yer aldığını ortaya koyuyor.
Kısa vadede aktif yatırım yapmayı planlayan bir kitle bulunurken, araştırma ve kararsızlık aşamasındaki kullanıcıların oranı da dikkat çekiyor. Gayrimenkulün yatırım ağırlığında açık ara öne çıkması, özellikle satılık daire gibi somut ve likiditesi yüksek ürünlere yönelik güvenli varlık arayışının sürdüğünü gösteriyor.
Altın fiyatlarındaki yükselişin gayrimenkule olan ilgiyi artırması, yatırımcıların portföy tercihlerinde denge arayışını güçlendirdiğini ortaya koyarken; fiyat avantajı, doğru lokasyon ve şeffaf süreç beklentisi, satın alma kararlarının temel dinamikleri olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki 6 ay için yüksek satın alma ihtimali beyan eden kullanıcı oranı ise gayrimenkul tarafında canlı bir talep potansiyeline işaret ediyor.