Marmara bölgesi 6.7 büyüklüğünde depreme gebe!

Marmara'nın unutulan fay hattı için uzmanlar ürküten uyarılarda bulundu. Kendilerine sorulan soruları yanıtlayan deprem uzmanları, depremle ilgili açıklamalar yaptı ve detaylı bilgiler paylaştı.

Dünya genelinde her sene yaklaşık 500 bine yakın deprem yaşanıyor. Bu depremlerden yalnızca beşte biri hissediliyor ve en fazla 100’e yakını hasar yaratıyor. Hürriyet Gazetesi'nden İsmail Sarı 'nın haberine göre; Türkiye’de ise AFAD tarafından paylaşılan verilere göre 2020 yılında 33 bin 824 deprem yaşandı. Bu depremler içinde de en çok canımızı yakanlar ise 24 Ocak'ta Elazığ Sivrice'de ve 30 Ekim'de İzmir'in Seferihisar ilçesi açıklarında meydana gelen depremler oldu. Onlarca insan hayatını kaybetti. 

Bunların yanı sıra can ve mal kaybına neden olmasa da büyüklüğü 4'ten fazla olan depremler Ege ve Akdeniz'de sık sık kaydediliyor. Özetle sismik açıdan oldukça aktif bir ülkede yaşıyoruz. En önemlisi de ülkemizin sınırları Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu Fay zonlarında yer alıyor. 

Bu fay hatları içinde en tehlikeli olanının ise Kuzey Anadolu Fay Zonu olduğu biliniyor. Dünyanın en aktif ve en önemli kırık hatlarından..

Hattın uzunluğu yaklaşık 1200 kilometre olarak belirtilirken, genişliği de 100 metre ile 10 kilometre arasında değişiklik gösteriyor. 1992 Erzincan, 1983 Erzurum, 1966 Varto ve 1999'da çok fazla can ve mal kaybına sebep olan İzmit, Düzce ve Adapazarı depremleri bu fay kuşağında yaşandı. Ayrıca bu fay hattı üzerinde İstanbul’u da etkileyecek şekilde büyük bir deprem beklendiği de uzmanlar tarafından her fırsatta belirtiyor.

Yalnız Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun bir de güney kolu mevcut. Bu fay unutulmuş durumda. Geyve, Mekece ve İznik Gölü’nün güneyinden itibaren Biga Yarımadasına kadar gidiyor. Ama pek fazla gündeme gelmiyor ve hareketlerine ilişkin açıklamalar yapılmıyor. Durum böyle olunca da cevaplanması gereken birçok soru akıllara geliyor, onlarda şu şekilde: 

- Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzey kolu kadar güney kolu da tehlikeli arz ediyor mu?
- Harekete geçme ihtimali nedir?
- Kaç büyüklüğünde bir depreme neden olabilir?
- En çok hasar hangi illerde görülür?
- Nasıl tedbirler almalı, hangi adımlar atılmalı?

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

GÜNEY KOL DA KUZEY KOL KADAR TEHLİKELİ

Dr. Doğan Kalafat, Kuzey Anadolu Fay Zonu’ndaki güney kolun uzun süreden beri önemli büyüklükte bir deprem üretmediğine dikkat çekti ancak "1967 Mudurnusuyu Vadisi depremi sonrasında genel olarak tüm yer bilimcilerin güney kolun kırılacağını öngörmüşlerdi" dedi. 

Doğan Kalafat, “Beklenen olmadı ve Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun batıya uzanan kuzey kolu kırıldı. Dolayısıyla halen güney kol bir sismik boşluk olarak tanımlanmakta. Güney kolun Gemlik Körfezi’ne kadar olan uzantısında üç önemli parça bulunuyor. Bunlar doğudan batıya doğru Geyve Fayı, İznik-Mekece Fayı ve Gemlik fayı olarak tanımlanmış. En önemlisi de bu üç parçanın Türkiye Diri Fay Haritası’nda deprem üretebilir diri bir fay olarak tanımlanmış olması” diye konuştu.

Prof. Dr. Hasan Sözbilir de kuzey kol üzerinde senede yaklaşık 24 mm’lik bir hız olduğunu buna karşın güney koldaki hızın senede 5 mm civarında olduğunu belirtti. Sözbilir, kuzey kolun daha aktif olduğuna bu sebeple güney kolun genelde unutulduğuna fakat tehlikeli olduğuna da vurgu yaptı ve şöyle söyledi:

"Son yıllarda Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü çalışanları tarafından yapılan çalışmalar İznik ve Gemlik segmentine karşılık gelen güney kol üzerinde 1419 ve 1857 depremlerinin geliştiğini ve buna göre deprem tekrarlama periyodunun 438 yıl olduğunu göstermiştir. İznik Gölü ile Dokurcun Vadisi arasındaki kesimde ise üç metreye varan bir yer değiştirme miktarına karşılık gelen enerjinin biriktiği belirtilmekte. Bu sonuç Güney kolun da kuzey kol kadar deprem tehlikesi ve riski içerdiğini gösteriyor."

6.7 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM ÜRETEBİLİR

Soru: "Son olarak Gölcük ve Düzce depremleriyle Marmara'nın altındaki kabuk aşırı yüklenmişti. Bu kabuğun 1999'dan itibaren 30 yıl içinde kırılacağı söyleniyordu. İlk 20 yıla baktığımızda öngörüler gerçekleşmedi ama son 10 yılda olma olasılığı yüzde 50'den fazlaya çıkmış durumda. Sonuç olarak kuzey kol üzerinde büyük bir deprem bekliyoruz. Özellikle İstanbul'u da etkilemesi beklenen olası deprem için senaryolar 7.0-7.2 büyüklüğüne göre yapılıyor. Peki Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güney kolu için kaç büyüklüğünde bir deprem olma olasılığından bahsedebiliriz?"

Bu konuda bir şey söylemek için daha önce kol üzerinde gerçekleşen depremlerin incelenmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Hasan Sözbilir, tarihsel dönemde milattan sonra 23 ile 1800'lü yıllara kadar çok fazla 6.5 şiddetinden fazla sarsıntılar yaşandığını vurguluyor ve en önemlilerini şöyle anlatıyor:

“Güney kol üzerinde, aletsel dönemde en son Edremit Fayı üzerinde 1944 yılında 6.8 büyüklüğünde, Yenice-Gönen Fayı üzerinde 1953 yılında 7.2 büyüklüğünde, Manyas’ta ise 1964 yılında 6.8 büyüklüğünde yıkıcı depremler gerçekleşti.”

0 Takipçi